Daha az karmaşık olan o günlerde, yığınla İzmir lokma sektöründekiler aşağı yukarı aynı düzende çalışıyordu. Eski bankacıların hilesinde şöyle bir şey vardı 3-6-3; parayı yüzde 3 ile al, yüzde 6 ile borç ver ve sabaha karşı üçte İstanbul’da ol. Pek az sektör lokma piyasası kadar uyanık değildi. Evet yeni bir ürün deneyen birkaç şirket bulunmaktaydı. Yeni bir ürün üretmek her zaman için sektörlerin en romantik tarafını oluşturmaktaydı. Fakat büyük lokma firmalarının hepsi bir şekilde un, yağ ve şeker firmalarına bağlı sayılabilirdi. Kimi firmalar toptan bir alış yaparak oldukça avantajlı bir konum elde edebiliyorlardı. Daha küçük işletmeler ise bu konuda oldukça dezavantajlı durumdaydı.

Her şey çok basit ve düz sayılabilirdi. Sürecin her adımı hükümet denetimi altında olduğundan, özellikle böyleydi. Hükümet fiyatları ve üretimi denetliyor ancak başka bir şeye karışmıyordu. Buda sektörde faaliyet gösterenlerin kafalarının fazla çalışmasını zorlamıyordu. 1990 ların başına kadar sektörde her hangi bir değişiklik pek gözlenmedi. Fakat bir gün Kemal usta gelecekteki değişimlerden hiçbir korkusu olmadan değişim adımlarını hızlandırdı. Sonraki yıllarda diğer ustalar Kemal’in bu hızlı karar almasını – Hazır ol, nişan al, ateş taktiği olarak tanımlayıp takılacaklardı.

Güzel ve Temiz Torbalı Lokma Dağıtımı

Kemal usta deregülasyon teorisine( fiyatlar üzerinde devlet kısıtlamalarının kaldırılması) çok inanıyordu. Lokma endüstrisinin zincirlerinden kurtulmasının ve sektörü, fiyat kısıtlamalarının kaldırıldığı, fiyatları serbest piyasanın belirlediği yeni ve bambaşka bir dünyaya yöneltmenin erdemlerini uzun uzun anlatıyordu. Bu yeni dünyada elbette kazananlar ve kaybedenler olacaktı. Fiyat kısıtlamalarının olmadığı bir evrende başarma ve zengin olma yeteneklerine sahip olanlar kazanacak, olmayanlar kaybedecekti. Elbette kendisini en başından beri kazananlar tarafında görüyordu. Düşük kapasiteli bir lokma firmasını alarak sektörün lider kuruluşu yapmak da herkesin harcı değildi.

Kemal usta deregülasyonla ilgili düşüncelerini genellikle ideolojik terimlerle ifade ederdi; Ekonomist olarak aldığı eğitim ona, sık sık söylediği gibi, serbest piyasaların, hükümet kontrolündeki piyasalardan daha iyi çalıştığını öğretmişti. Ancak fiyatlar üzerindeki devlet kısıtlamalarının kaldırılmasıyla aynı zamanda çok para kazanma fırsatlarının gelişeceğine inanıyordu. Ve para kazanmak Kemal usta için çok önemliydi.

Sağlıklı Ve Temiz Güzelyalı Lokma

Eski Konak lokma firmasının bütün bölümleri Manisa’ya taşınma operasyonuna kurban gitmemiş, en azından küçük bir firma olduğu yerde kalmıştı. Ofisleri İzmir’in kenar mahallerinde küçük bir beldede bulunan bu alt şirketin faaliyet alanı İzmir lokmacı olarak devam etmekteydi. Manisa lokma firmasının İzmir lokma olarak faaliyetlerine devam etmesi düşünülüyordu. Kurumun karmaşık durumdaki diğer işletmelere hiç benzememesi dikkat çekiciydi.

Birleşmeden sonra İzmir lokma kazançlarının büyük bölümünü ülke dışındaki birkaç şirketin içerisine gömmeye başladı. İzmir lokma firmasının mali tablolarda elde ettiği kazançlar ayrı bir kalem olarak gösterilmiyordu. Ayrıca şirket bu kazançlardan İstanbul borsasına ve analistlerine ve yatırımcılarına da bahsetmiyordu.

Güzelyalı Lokmacısının İş Anlayışı

İzmir lokmanın mali durumunu daha iyi göstermek için verdiği mücadelede bazı gizli silahları bulunmaktaydı. Mekansal yakınlığın yanı sıra temsilciler borsanın özgür ve hareketli dünyasına, ağır hareket eden, sermayesi yoğun, düşük riskli Manisa lokma sektörü daha cazip gelmekteydi. Lokma firmalarının bütün işi borsada alım satım işlerine dönüşmüş durumdaydı. Borsa demek te saf spekülasyon demekti. Manisa lokmacıları sabah işe geldiklerinde yağ veya şeker fiyatı üzerine bahse girerlerdi.

İzmir lokmacı firmasının üst düzey yöneticileri ise alım satım konusunda hiçbir şey bilmiyorlardı. İşin aslı çok da umurlarında değildi. Onlar zaten lokma işinden yeterli paranın geldiğini düşünüyorlardı. Borsa kolay para gibi gözüken ciddi bir kumar olarak görüyorlardı. Kuşkusuz kolay para nadiren göründüğü kadar kolay paradır. İzmir lokma için de durum böyleydi.

Bedri usta ve Manisa’daki yöneticiler bazı şeylerin korkunç derecede yanlış gittiğini fark ettiğinde iflasa oldukça yaklaşmışlardı. Daha doğrusu çok önceden görmeleri gereken felaketle nihayet yüzleşmeye karar verdiklerindeydi. Daha en baştan yapılan yanlışlar şimdi bir bir ortaya çıkıyordu.

Temsilci Olarak Güzelyalı Lokmacısı

İzmir lokma firmasını Orhan usta kurmuştu. Orhan usta firma içerisinde faaliyetler konusunda çok az açıklama yapan ve Manisa ile arasına daima mesafe koyan bir anlayışa sahipti. Birçok İzmir lokma çalışanının, hatta üst düzey yöneticilerinin bugün söylediğine göre telefondan her şeyin gayet iyi gittiğini tekrarlayan rahat bir sesten ibaretti.

Orhan usta bağımlı alkolik bir babanın oğlu olarak dünyaya gelmişti. Mahkeme kayıtlarına göre ailesine para getirmek için sokaklarda ayakkabı boyuyordu. Öğrencilik yılları ise başarılarla doluydu. İlk önce bir fırında işe başlamış ve hamurun bir sanat olduğunu öğrenmişti. Daha sonra bir pastanede yavaş yavaş mesleğinin zirvesine tırmanmaya başlamıştı.

Uzun bir süreden sonra lokma işine girmiş ve İzmir lokma firmasını yoktan var etmişti. Üç yıl gibi kısa bir sürede İzmir lokmayı tüm ülkeye adını duyuracak kadar başarılı bir hale getirmişti. Borsaya her zaman mesafeli durmuş ama doğrudan da dışlamamıştı.

Güzel ve Temiz Torbalı Lokma