İzmir lokma firmalarının merkezi bir şehir konumunda sayılırdı. İzmir lokma, saray lokma, pilav ve helva dağıtımı bu şehirde farlı bir boyutta yaşanmaktaydı. Daha 1990 yılların başında sadece birkaç firma bulunmasına rağmen şimdi oldukça fazla sayıda hizmet veren bulunmaktaydı. Güneye ve doğuya doğru yüzlerce yerleşim yerinde lokma firmalarının faaliyeti sürmekteydi. Bunlar ülkenin İzmir lokma alanında lokomotif firmaları sayılırdı.

1990 yılların başında İzmir kentinin ekonomisi üzerine oldukça pozitif etkiler yapmaktaydılar. 1970’lerdeki o amatör ruh gitmiş yerine profesyonel lokmacılık anlayışı gelmişti. İzmir ülkenin kültürünü de çok iyi yansıtan şehirlerin başında gelmekteydi. Dağınık ve kabaydı, coşkulu ve cüretkardı. Bir kıyı kenti olmasına karşın kişinin bir gecede kendini başka bir aleme taşımasına izin veriyordu. Aynı kafadaki bir şirket de tabii ki aynı hızda kendinin yaratabilirdi.

Yiyecek sektöründeki romans ve mitoslar da doğal olarak, her zaman lokma ile ilgili olmuştu. Hem yüzlerce şirketler kurulmuş efsanelere ilham vermiş, savaşlar başlatmıştı. Ortadoğu şeyhleri ülkeyi rehin almak için ellerinden geleni yapıyordu. Ancak Murat ustanın kaderi de bir gecede değişebilecek bir durumdaydı. Murat ustanın kaderi daha kendi halinde bir yiyecekte, İzmir lokmasındaydı.

Sadece Uygun fiyatlı Narlıdere Lokma

Şeffaf, mis kokulu, oldukça hafif, büyük ölçüde lezzetten oluşan bir tatlıdan bahsediyoruz. Ülkenin yemek kültürü hiçbir yerde olmayan bir zenginlik barındırmaktaydı. Birçok tatlı mutfakta yer almasına karşın neden uygun fiyatlı Narlıdere lokma bu kadar tutulmaktaydı. Ülke bu mutfak zenginliğini yeterince kullanamamıştı. Birçok tatlı çeşidi içerinde İzmir lokması neden sokakta bu kadar rağbet görmekteydi. Tatlılar içerisinde en ucuz fiyatlandırılması yeni tatların da bir anlamda önünü tıkıyordu. Buna karşılık lokma bedavaya dağıtılıyordu.

Ne var ki 2000’li yıllardan itibaren lokmaya ilişkin fikirler değişmeye başladı. Lokma bir baklava olamasa dahi İzmir lokma firmasının sahneye çıkması ile giderek başka bir anlama bürünmeye başladı. Heyecanlı ama bir o kadar da deneyimsizce yapılan lokma dağıtımları ülkenin her yanında görülmeye başlandı. Yüzlerce yeni lokma firması her yerde faaliyetine başladı. Artık hayır işlemek isteyenlerin bir numaralı tercihi olmuştu.

Uygun fiyat mı? Ucuz fiyat mı?

Yönetim kurulu Bedri’ye karşıt olarak, yürütmeden sorumlu olmayan yönetim kurulu başkanı sıfatıyla Emrah’ı geri getirdi, hatta bazıları şirketin Akhisar’a iadesi için teklif hazırlamaya bile çalıştılar. Ancak dört ay sonra görei üstlenmeyi istemediğine kara veren Selimin yönetim kurulu başkanlığı sıfatını da Bedri’ye bırakmasıyla, bu yöndeki çabalar da kısa zamanda dondu. Devam etselerdi her koşulda başarılı olamayacaklardı, Bedri yönetim kurulunda denetimi sessiz sedasız ele geçirmişti. Eski Manisa lokma yöneticilerinden baba-oğul, Adnan ve Remzi, Bedri’nin saflarına geçmişlerdi. Birleşmeden sonra iki tarafın rızasıyla atanan iki yeni yönetici de İzmir saflarına katılmıştı.

İzleyen üç ay içinde Manisa bloku iyice dağıldı ve Bedri yönetim kurulundaki sandalyeleri, Ankara’daki güçlü lobicilerle yeni isimlerle doldurmaya başladı. Bedri’yi işe alan Konak lokma müdürü yürütme komitesi kurulunun başına geçti. Peki, ya şirketin merkezi nerede olacaktı? Yönetim kurulu bu görüş ayrılığını da tatlıya bağlamanın bir yolunu buldu. Manisa’da bir yürütme merkezi bulunacak, faaliyet merkezi ise İzmir’de konumlanacaktı. Ancak bu uzlaşmanın uzun sürmesi elbette beklenemezdi ve öyle de oldu. Temmuz 1996 da Bedri, şirketin kurumsal merkezinin İzmir şehir merkezindeki muhteşem bir gökdelene taşınacağını açıkladı.

Lokma Rekabeti

Ufukta, şirket merkezinin yerinden çok daha önemli sonuçları olan ikinci bir mesele daha vardı. Manisa – Konak lokma birleşmesinden önce Bedri’nin hızlı büyü stratejisi şirketin sırtına daha büyük sorunlar yüklemekten başka bir işe yaramıyordu. Birleşme sonucunda ortaya çıkan yeni şirket borca battığı halde, şirket avcıları hala etraflarında dolanıp duruyordu. Yatırımcı grubun elinde bulunan yüzde 16 oranındaki hisseyi geri almak için Bedri, yaklaşık 150 milyon lirayı- piyasa fiyatının biraz üzerinde bir prim- gözden çıkardı. Ancak kasada bu ödemeyi yapmaya yetecek kadar nakit yoktu, böylece Bedri şirketin emeklilik planına el attı.

Peki ya deregülasyon? Piyasa aniden büyük bir arzla hayal edilemeyecek düzeylere inmişti. Dolayısıyla da şirketin al ya da öde sorunu ikiye katlanmıştı. Bedri’nin yeni şirketi 1 milyar lira üzerinde al ya da öde yükümlülüğü altındaydı. Bu arada yalnızca Manisa ve Konak yöneticileri değil, bir yıl önce iyi paralar ödeyerek başka şirketlerden getirdiği arkadaşları arasındaki çekişmeler de öylesine almış yürümüştü ki Bedri uyumlu bir yönetici ekibi kuramıyordu.

Bedri şirkete verilecek yeni güncel isim konusunda bile sorunlar yaşadı. Bu iş için görevlendirdiği bir danışmanlık şirketi dört ay süren araştırmalardan sonra, birleşen iki şirketin 1996 baharında gerçekleştirdiği ilk yıllık toplantılarında Bilokma ismini gündeme getirdi. Ancak bu ismin başka sektörlerde kullanılıyor olması da sorundu. Böylece yıllık faaliyet raporu için basılan kitap yeniden düzenlenip bir kez daha baskıya gitti, yönetim kurulu acilen toplandı ve listedeki ikinci isimde karar kılındı İzmirli lokma.

Sorunların Çözümü

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, genel müdür olduktan bir ay sonra Bedri şirketin Libya’daki aktif varlıklarını millileştiren Libya hükümetiyle de uğraşmak zorunda kaldı. Yalnızca bu tesisler için verdiği mücadele kazançlarını aldı götürdü. 1996 yılı başında İzmirli lokma ilk yıl 14 milyon zarar açıkladı. Bedri maliyetleri kısmaya yönelik bir dizi önleme başvurdu ve işten çıkarmalara başladı. Üst düzey yöneticilerin ödemelerini dondurdu, borcu azaltmak için daha iki yıl önce aldığı Un işleme tesisi başta olmak üzere şirketin bazı varlıklarını elden çıkarmaya girişti.

İzmirli lokmanın mali durumu o kadar kötü gidiyordu ki Ocak 1997 de Moody’s şirketin kredi notunu hurda statüsüne kadar düşürdü. Eski yöneticilerden biri, o dönemde maaş bordrolarının ödenmesi konusunda bile endişeler yaşandığını anımsıyor. “Şirket çok boktan durumdaydı” diyor o zamanlar kurumsal planlama bölümünün başkan yardımcılığını yapan müdür.

Uygun fiyatlı Narlıdere lokma